İsmail Köybaşı: Sahada her şeyiyle mücadele eden biri olacağım

Fenerbahçe'nin yeni transferi İsmail Köybaşı, resmi sözleşmeye imza attıktan hemen sonra kulüp televizyonu ve radyosunun canlı yayınına çıktı. Köybaşı, "Sahada her şeyiyle mücadele eden biri olacağım." dedi.

İsmail Köybaşı, Fenerbahçe Televizyonu ve Radyo Fenerbahçe’de, ilk izlenimlerinden, kariyerine, oyun karakterinden özel hayatına kadar birçok konuda açıklamada bulundu. Başarılı futbolcu, Fenerbahçe gibi hedefi her zaman zirve olan bir kulübe geldiği için mutlu olduğunu söylerken, sarı lacivertli taraftara verdiği mesajda da "Sahada her şeyiyle mücadele eden bir İsmail olacak. Bundan kimsenin şüphesi olmasın." dedi.

İsmail Köybaşı'nın Fenerbahçe Televizyonu'na yaptığı açıklamalar şu şekilde:

"Hislerimi anlatmaya gerek yok. Çok mutluyum. Yeni bir heyecan ve yeni bir ortam ile birlikteyim. Güzel insanların bir arada olduğu bir ortama geldim. Kendimi gayet iyi hissediyorum. Fenerbahçe’nin hedefi her zaman bellidir ve bu da; her kulvarda zirvedir. Benim de verebileceğim tek bir şey var; o da, sahaya her şeyini koyan İsmail’i göstermektir. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Her zaman dengeli olmayı seviyorum. Her şeyi dengede tutmaya çalışan bir yapım var. Özel hayatım ile iş hayatımı her zaman dengede tutmuşumdur. İşime duyduğum saygı ile hayatıma duyduğum saygı doğru orantılıdır. Saha dışında da sosyal bir insanımdır. Ailemle ve sevdiğim insanlarla bir arada olmayı seviyorum. Farklı sosyal faaliyetler içerisindeyim ve hayatı yaşamayı çok seviyorum. Yaşam kalitesini yükseltmek çok önemlidir. Biz 3 kardeşiz ve ailem de Fenerbahçe’de olduğum için çok mutlu. Ekranları başında da bizi izliyorlar. Hepsine sizin aracılığınızla selam gönderiyorum.

15 yaşında futbola başladım. Bakıldığında her çocuk futbol oynamaya başladığı andan itibaren büyük takımlarda oynamayı ister. Bu düşünceyle yola çıkılıyor. Sokaktaki çocuklar da kendilerini hep orada görmek isterler, nitekim ben de öyleydim. 10 numara mevkiinde oynadığım dönemlerde beni en çok sinirlendiren, rakibin bana attığı çalım olurdu. Çalım yemeye tahammülüm yoktu. Belki de bu sebeple sol bek oldum. Geleceğimin burada daha iyi olacağını düşündüm. Gururlu ve mutluyum."

"OYUN TARZIMI ROBERTO CARLOS'A BENZETİRİM"

Futbol hayatını etkileyen ve kendisine yardımcı olanlarla ilgili de konuşan İsmail Köybaşı, "Gaziantepspor forması giyerken Nurullah hocam bana ‘oyun kurucum sensin’ derdi. Sorumluluk almıştım ve bu çok önemliydi. Önemli bir rolüm vardı oyunun sıkıştığı anda atacağım bir pasla oyun değişebiliyordu. Sol bek olarak önceliğim iyi bir defans olmaktı." derken, şöyle devam etti:

"Roberto Carlos benim idolüm diyebilirim. Sol bek olarak inanılmaz özellikleri vardı. Sert ve mücadeleci yapısının yanı sıra aynı zamanda teknik kapasitesi üst seviyedeydi. Oyun tarzımı ona benzetiyorum.

2007 yılında profesyonel oldum ve bunun da bir hikayesi var. Ligin bitimine son 4 hafta vardı. Nurullah hocamız altyapı takımı ile bir antrenman maçı yaptı. Ertesin gün de beni A takıma çağırdılar. Çok mutlu oldum. Akabinde lisansımın yetiştiği ilk maçta oynadım. Hocama güven vermiştim. Buradan da Nurullah hocaya çok teşekkür ederim.

Her futbolcu milli formayı giymek ister. Ben de bunun hayalleriyle büyüdüm. Başardığım için mutluyum. Bu başarım devam edecek.

Çok zor dönemlerde zor koşulların üstesinden geldim. Kolay şeyler yaşamadım. 1,5 sene zorlu bir süreç oldu. Özellikle de mental olarak zor günlerdi. Karanlığa düştüğünüz anlar da oluyor ama futbola o kadar bağlıyım ki ışığım hiç sönmedi. Her zaman çalıştım. İnanıyordum. Çok şükür bugünlere geldim.

Ailem ve sevdiğim insanlar bu zorlu süreçte yanımda oldu. Yalnızken ve desteksiz daha güçlü olmanız gerekiyor. Bunun için bir karakter gerekirdi ve ben de bu karakteri ortaya koyduğum için mutluyum.

Bir sol bekin önce defansif yönü çok iyi olacak. Çünkü sol bek dendiği zaman tabii ki de ilk akla gelen şey, defanstır. Ama yapılacak her olumlu hareket sadece artı yazar. Ancak takım gol yemiyorsa daha büyük artılar vardır. Karakterim gereği defansa destek veren bir yapım oldu. Zamanlamayı öğrendim. Bence bu zamanlamayla her şey daha iyi oluyor. Futbolda; kafa, ayaklar ve kalp çok önemli. Bu 3’ü koordineli olursa sorun olmaz. Bunlardan birinin eksik olmaması gerek."

"HERHANGİ BİR UĞURUM YOK"

Özellikle maç günleri çok konuşmayı sevmediğini, konsantre olduğu şeylerin farklı olduğunu da belirten İsmail Köybaşı, "Bu şekilde motive oluyorum. 2,5 yıldır hayatımda olan kız arkadaşımı da ihmal etmem." dedi.

Evlilikle ilgili soruyu da cevaplayan İsmail Köybaşı, "Şu an için evlilik gibi bir planımız yok. Yeni sözleşmenin heyecanını yaşıyorum." derken, açıklamalarına şöyle devam etti:

"Stadın konumu harika. Rakip takımlar için her zaman tehlike arz eden bir stadyum oldu. Taraftar da bunu hissettiriyor. Biz futbolcular olarak onların desteğiyle gerekli mücadeleyi ortaya koyarak başarılı olacağız.

Küçüklüğümde bütün sporları yapmaya çalıştım. Bunların da bana çok şey kattığını düşünüyorum. Sporu seviyorum. Spor yaparken çok mutlu oluyorum. Mutlu olmak kolay olmuyor ama spor sayesinde çok mutluyum. Basketbola da özel bir ilgim var. Zeljko Obradovic çok başarılı bir antrenör. Çok kaliteli, karakterli ve başarılı bir isim. Onun başarıları dilden dile dolaşıyor.

İskenderun’da balık güzel çıkar. Biz de balık tutmaya giderdik. Babamın da balık restoranı var ve çok seviyorum. Çocukluğum orada geçti. Ben her zaman doğal olmayı seviyorum ve öyle davranıyorum. Çocukken babanızdan gördüğünüz her şeye ilgi duyarsınız ve benim de öyle oldu. Oraya gittiğimde mobiletle de geziyorum."

Sahada her zaman başarılarla kendinden söz ettiren bir İsmail olacağını da belirten başarılı oyuncu, "Kişiliğimi, karakterimi zamanla anlayacaklardır. Sahada yaptıklarımla beni göreceklerdir." diyerek televizyon programını tamamladı.

"TİYATROYA VE SİNEMAYA GİTMEYİ ÇOK SEVİYORUM"

İsmail Köybaşı, kulüp televizyonundan sonra Radyo Fenerbahçe’ye de konuk oldu ve Gürdal Çakır’ın sorularını cevapladı. İsmail Köybaşı'nın Fenerbahçe radyosuna yaptığı açıklamaların ana başlıkları ise şöyle:

"Arkadaşlarımla ve ailemle akit geçirmeyi severim. Tiyatroya ve sinemaya gitmeyi çok seviyorum. Gezmeyi de çok seviyorum. Bundan çok mutlu oluyorum. Açıkçası müziği çok seviyorum. Müzik dinlerken düşünmeyi çok seviyorum. Çözüm yolu bulmayı gösterir. Son dönemde Jazz müziğine ilgim arttı. Birsen Tezer’i çok dinlerim.

Kendinizle girdiğiniz yarış farklıdır. Kendinizi, kendinize kanıtlamak motivasyon kaynağıdır. Birileriyle mücadele etmektense kendinizle mücadele etmek çok önemli. Kendimle mücadele ediyorum. Hayal ettiğim şeylerin belli oranda gerçekleşmesi motive ediyor. Tabii bu sorumluluk duygusunu da arttıran bir şey.

Kitap okumak, sinemaya gitmek ve açıkçası tüm sosyal faaliyetleri yapmayı seviyorum. Aşk romanlarını seviyorum. Ayrıca Sabahattin Ali’nin kitaplarını çok seviyorum. Etkilendiğim kitabı tekrar okuyorum. Farklı bir bakış açısıyla okurum. Kitap okumanın, film izlemenin katkısı oluyor. Gözlem yeteneğim arttı diyebilirim.

Kişinin kendini ifade edebilmesi çok önemlidir. Bir kimliğiniz olmalı. Sadece futbolla saygı duyulması yanlış dışarıdaki duruşunuzla da saygı duyulmalı. Hırs, tutku ve daha iyi olmak çok önemli. Çok konuşan biri olmadım. Sahada konuşmayı seviyorum. İzleyenlerin beni anlayacağına eminin. Söz ile değil eylemle beni göreceklerdir. Böyle bir camiaya geldiğim için çok mutluyum ve gururluyum."
Cihan

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir