Milli yelkenci Alican Kaynar: Rio 2016’dan sürprizlerle döneceğimize inanıyorum

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları'nda Türkiye’yi yelkende Finn sınıfında temsil edecek milli sporcu Alican Kaynar, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi'nin (TMOK) sorunlarını yanıtladı.

Rio 2016 Olimpiyat Oyunları’ndan sürprizlerle döneceğine inandığını söyleyen 28 yaşındaki başarılı sporcu, "Olimpiyatlarda 2. kez ülkemi temsil etmekten gurur duyuyorum." dedi.

Alican Kaynar’ın röportajının tamamı şöyle:

-Olimpiyat Oyunları’nda tekrar yarışacak olmak nasıl bir duygu?

“Olimpiyatlarda 2. kez ülkemi temsil etmekten gurur duyuyorum. Çok iyi hazırlandık Rio 2016 için, o yüzden beklentilerimiz de çok yüksek. Yarışacağımız anı heyecanla bekliyoruz.”

-Birçok uluslararası turnuvaya katıldın. Uluslararası turnuvalarla Olimpiyat Oyunları’nın farkı nedir?

“Bütün dünyanın gözü sizin üzerinizde ve sadece Finn sınıfında 23 sporcu, bütün dünyadan katılacak. O yüzden sayı da dünya şampiyonalarına göre oldukça az.”

-Beklentiler yüksek dedi. İlk olimpiyatın da olmayacak. Rio’dan beklentin nedir?

“Sürprizlerle döneceğimize inanıyorum.”

-Finn sınıfından biraz bahseder misin?

“Finn Sınıfı, yelken sınıfları içerisinde ağır sıklet olarak geçiyor ve sporcular yaklaşık 95 ile 105 kilo arasında yarışıyorlar. Tek kişilik yapılan bir tekne.”

-Şu anda İstanbul’dayız. Çalışmalarınız Rio’ya kadar nasıl devam edecek?

“Şu anda hazırlıklarıma İstanbul’da devam ediyorum. Önümüzdeki hafta yarışın yapılacağı parkura çıkacağız Rio’ya. Yaklaşık 3.5 haftalık bir antrenman periyodu olacak Rio’da. Daha sonra İstanbul’a dönüp kafileyle beraber Olimpiyat Oyunları’na doğru yola çıkacağız.”

-Neden yelken sporunu seçtin ve bu spora nasıl başladın?

“Çok küçük yaşta, 6 yaşında başladım yelken sporuna. Aslında o zaman spor seçecek bir yaşta değildim. Biraz aile yönlendirmesiyle oldu. Fakat denizi, rüzgârı ve daha sonrasında yarışmayı çok sevdiğim için yelken sporuna devam ettim.”

-Yelken sporunu yapacak genç arkadaşlara neler önerirsin?

“Öncelikle doğayı ve denizi çok sevmeleri lazım.”

-Bir yandan üniversite eğitimine de devam ediyorsun. Endüstri mühendisliği okuyorsun. Spor yaparken üniversiteyi de devam ettirmek zor oluyor mu ve neden endüstri mühendisliğini seçtin?

“Spor yaparken üniversite okumak zor gerçekten, ama biz de elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Öğretmenlerimiz de destek oluyorlar bize, sağ olsunlar. Endüstri mühendisliği aslında üretimde hep optimizasyon üzerine bir branş. Aslında bizim de yelken sporunda bunu yapmamız lazım. Her zaman o anda en iyi çözümü bulmamız gerekiyor. O yüzden ikisinin beraber çok iyi örtüştüğünü düşünüyorum.”
Cihan

Bunlar da Dikkatinizi Çekebilir